NÜKS YÖNETİMİ İLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMA
Gönderilme zamanı: 30.12.2024 - 18:31
Kronik abakteriyel prostatitin nükslerinin önlenmesinde immünomodülatör ilaç Superlimf'in çeşitli rejimlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi
Soyut
Giriş: Monositler/makrofajlar, nötrofillerin fonksiyonel aktivitesinde azalma ve pro- ve anti-inflamatuar sitokinler dengesinin bozulması gibi bağışıklık savunma mekanizmaları kronik abakteriyel prostatit (CAP) gelişiminde önemlidir. Sitokin sisteminin keşfi ve bağışıklık sisteminin gelişimi ve işleyişinde ve çok çeşitli insan hastalıklarının patogenezinde biyolojik rollerinin belirlenmesi, immünoterapide yeni bir yön olan sitokin tedavisinin geliştirilmesine yol açtı. Çalışmanın amacı, CAP'nin tekrarının önlenmesinde immünomodülatör ilaç Superlimf'in çeşitli rejimlerinin etkinliğini değerlendirmekti.
Gereç ve yöntemler: Çalışmaya kategori IIIa CAP'li 90 hasta dahil edildi (NIH, 1995). Tüm hastalara davranış terapisi, 28 gün boyunca florokinolon grubundan bir antibakteriyel ilaç olan 1-adrenoblocker ve 20 gün boyunca günde 2 kez rektal yoldan Superlimph 10 ME 1 fitil verilmesini içeren temel kompleks tedavi uygulandı. Grup (CG) hastalarına sonraki 12 ay içinde dinamik takip önerildi. Ana grup 1'de (MG1), hastalara temel kompleks tedavi uygulandı ve ardından 12 ay boyunca her üç ayda bir 10 gün boyunca günde 1 kez Superlimph 10 ME 1 fitil ile önleyici kürler reçete edildi. Ana grup 2'de (MG2), hastalara ayrıca temel kompleks tedavi uygulandı ve ardından 12 ay boyunca her üç ayda bir 10 gün boyunca günde 2 kez 1 fitil Superlimph 10 ME'nin önleyici kürleri reçete edildi. Tedavinin etkinliği 4 hafta sonra (ziyaret 2) değerlendirildi. Uzun vadeli tedavi sonuçları 3 ay sonra (ziyaret 3), 6 ay sonra (ziyaret 4) ve 12 ay sonra (ziyaret 5) değerlendirildi.
Bulgular: Çalışma grupları homojendi ve tedavi öncesi elde edilen muayene sonuçları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Tedavinin başlamasından 4 hafta sonra 2. ziyarette, ana gruplarda ve CG'de incelenen göstergelerin istatistiksel olarak anlamlı pozitif dinamikleri kaydedildi. Böylece, IPSS skalasındaki ortalama puan başlangıç değerinden %56,4, Qol skalasında - %57,7, NIH-CPSI skalasında - %70,2 azaldı. Prostat sekresyonundaki lökosit sayısı, başlangıç değerinden %86,2 daha az olan görüş alanında normal seviyeye, 7,9'a düştü. Ortalama Qmax değeri de başlangıç değerinden %51,3 daha yüksek olan 15,2 ml/sn'lik normal değere yükseldi (p<0,001). Bu çalışmada, ilk kez, Superlimf ilacının koruyucu uygulamasının iki farklı rejiminin karşılaştırmalı analizi gerçekleştirildi. MG1'de ilaç hastalara günde 1 kez 10 ME, MG2'de ise günde 2 kez 10 ME dozunda reçete edildi. Elde edilen veriler, 3 aylık tedaviden sonra her iki dozaj rejiminin de karşılaştırılabilir bir etkililiğini göstermektedir. Ancak 6 ay ve 12 ay sonra MG2'deki sonuçlar istatistiksel olarak MG1'den anlamlı derecede daha iyiydi. Ayrıca 12 aylık tedavi süresince MG2'deki relaps sayısı 2,3 kat daha azdı. Ultrason muayenesine göre, CG'deki prostat bezinin hacmi, temel kompleks tedavinin arka planına karşı anlamlı (p<0,001) bir azalmadan sonra, 2. ziyaretten 5. ziyarete %24,6 artarken, MG2'de bu göstergenin ortalama değeri anlamlı bir şekilde değişmedi. Doppler çalışmasına göre ise 5. ziyaretteki gözlem süresinin sonunda CG'deki hemodinamik parametreler MG1 ve MG2'den istatistiksel olarak anlamlı derecede daha kötüydü.
Sonuç: Bu nedenle, CAP hastalarında her 3 ayda bir koruyucu tedavi olarak Superlymph kullanımı, terapötik etkinin daha uzun süre korunmasını ve prostatta hemodinamiğin iyileşmesini sağlar. Ek olarak, 10 gün boyunca günde 2 kez 10 ünitelik Superlymph'in koruyucu kürleri, nükssüz dönemin süresini uzatır ve 12 ay içinde nüks sayısını 7 kat azaltırken, 10 gün boyunca günde 1 kez 10 ünitelik Superlymph'in koruyucu kürleri, nüks riskini 3 kat azaltmıştır. Sonuçlarımıza göre, CAP hastalarında en etkili koruyucu şema, 3 ayda bir 10 gün boyunca günde 2 kez 10 ünitelik 1 fitil Superlymph kullanımıdır.
------------------------------------
Superlymph, bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla kullanılan bir preparattır. İçeriğinde, bağışıklık yanıtını modüle eden ve vücudun savunma mekanizmalarını güçlendiren biyolojik aktif maddeler bulunur.
İçerik ve Etki Mekanizması:
Superlymph'in içeriğinde bulunan maddeler, bağışıklık sisteminin hücresel ve humoral bileşenlerini aktive ederek vücudun enfeksiyonlara ve diğer patojenlere karşı direncini artırır. Bu maddeler, lenfositlerin aktivasyonunu, sitokin üretimini ve antikor yanıtını teşvik ederek bağışıklık sisteminin genel işlevini iyileştirir.
Yan Etkiler:
Superlymph genellikle iyi tolere edilir; ancak bazı bireylerde aşağıdaki yan etkiler görülebilir:
Lokal Reaksiyonlar: Uygulama bölgesinde hafif tahriş, kızarıklık veya kaşıntı.
Sistemik Reaksiyonlar: Nadir durumlarda alerjik reaksiyonlar, baş ağrısı, mide bulantısı veya halsizlik.
Anal yoldan emilimi ortalama 30 dk.
Soyut
Giriş: Monositler/makrofajlar, nötrofillerin fonksiyonel aktivitesinde azalma ve pro- ve anti-inflamatuar sitokinler dengesinin bozulması gibi bağışıklık savunma mekanizmaları kronik abakteriyel prostatit (CAP) gelişiminde önemlidir. Sitokin sisteminin keşfi ve bağışıklık sisteminin gelişimi ve işleyişinde ve çok çeşitli insan hastalıklarının patogenezinde biyolojik rollerinin belirlenmesi, immünoterapide yeni bir yön olan sitokin tedavisinin geliştirilmesine yol açtı. Çalışmanın amacı, CAP'nin tekrarının önlenmesinde immünomodülatör ilaç Superlimf'in çeşitli rejimlerinin etkinliğini değerlendirmekti.
Gereç ve yöntemler: Çalışmaya kategori IIIa CAP'li 90 hasta dahil edildi (NIH, 1995). Tüm hastalara davranış terapisi, 28 gün boyunca florokinolon grubundan bir antibakteriyel ilaç olan 1-adrenoblocker ve 20 gün boyunca günde 2 kez rektal yoldan Superlimph 10 ME 1 fitil verilmesini içeren temel kompleks tedavi uygulandı. Grup (CG) hastalarına sonraki 12 ay içinde dinamik takip önerildi. Ana grup 1'de (MG1), hastalara temel kompleks tedavi uygulandı ve ardından 12 ay boyunca her üç ayda bir 10 gün boyunca günde 1 kez Superlimph 10 ME 1 fitil ile önleyici kürler reçete edildi. Ana grup 2'de (MG2), hastalara ayrıca temel kompleks tedavi uygulandı ve ardından 12 ay boyunca her üç ayda bir 10 gün boyunca günde 2 kez 1 fitil Superlimph 10 ME'nin önleyici kürleri reçete edildi. Tedavinin etkinliği 4 hafta sonra (ziyaret 2) değerlendirildi. Uzun vadeli tedavi sonuçları 3 ay sonra (ziyaret 3), 6 ay sonra (ziyaret 4) ve 12 ay sonra (ziyaret 5) değerlendirildi.
Bulgular: Çalışma grupları homojendi ve tedavi öncesi elde edilen muayene sonuçları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Tedavinin başlamasından 4 hafta sonra 2. ziyarette, ana gruplarda ve CG'de incelenen göstergelerin istatistiksel olarak anlamlı pozitif dinamikleri kaydedildi. Böylece, IPSS skalasındaki ortalama puan başlangıç değerinden %56,4, Qol skalasında - %57,7, NIH-CPSI skalasında - %70,2 azaldı. Prostat sekresyonundaki lökosit sayısı, başlangıç değerinden %86,2 daha az olan görüş alanında normal seviyeye, 7,9'a düştü. Ortalama Qmax değeri de başlangıç değerinden %51,3 daha yüksek olan 15,2 ml/sn'lik normal değere yükseldi (p<0,001). Bu çalışmada, ilk kez, Superlimf ilacının koruyucu uygulamasının iki farklı rejiminin karşılaştırmalı analizi gerçekleştirildi. MG1'de ilaç hastalara günde 1 kez 10 ME, MG2'de ise günde 2 kez 10 ME dozunda reçete edildi. Elde edilen veriler, 3 aylık tedaviden sonra her iki dozaj rejiminin de karşılaştırılabilir bir etkililiğini göstermektedir. Ancak 6 ay ve 12 ay sonra MG2'deki sonuçlar istatistiksel olarak MG1'den anlamlı derecede daha iyiydi. Ayrıca 12 aylık tedavi süresince MG2'deki relaps sayısı 2,3 kat daha azdı. Ultrason muayenesine göre, CG'deki prostat bezinin hacmi, temel kompleks tedavinin arka planına karşı anlamlı (p<0,001) bir azalmadan sonra, 2. ziyaretten 5. ziyarete %24,6 artarken, MG2'de bu göstergenin ortalama değeri anlamlı bir şekilde değişmedi. Doppler çalışmasına göre ise 5. ziyaretteki gözlem süresinin sonunda CG'deki hemodinamik parametreler MG1 ve MG2'den istatistiksel olarak anlamlı derecede daha kötüydü.
Sonuç: Bu nedenle, CAP hastalarında her 3 ayda bir koruyucu tedavi olarak Superlymph kullanımı, terapötik etkinin daha uzun süre korunmasını ve prostatta hemodinamiğin iyileşmesini sağlar. Ek olarak, 10 gün boyunca günde 2 kez 10 ünitelik Superlymph'in koruyucu kürleri, nükssüz dönemin süresini uzatır ve 12 ay içinde nüks sayısını 7 kat azaltırken, 10 gün boyunca günde 1 kez 10 ünitelik Superlymph'in koruyucu kürleri, nüks riskini 3 kat azaltmıştır. Sonuçlarımıza göre, CAP hastalarında en etkili koruyucu şema, 3 ayda bir 10 gün boyunca günde 2 kez 10 ünitelik 1 fitil Superlymph kullanımıdır.
------------------------------------
Superlymph, bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla kullanılan bir preparattır. İçeriğinde, bağışıklık yanıtını modüle eden ve vücudun savunma mekanizmalarını güçlendiren biyolojik aktif maddeler bulunur.
İçerik ve Etki Mekanizması:
Superlymph'in içeriğinde bulunan maddeler, bağışıklık sisteminin hücresel ve humoral bileşenlerini aktive ederek vücudun enfeksiyonlara ve diğer patojenlere karşı direncini artırır. Bu maddeler, lenfositlerin aktivasyonunu, sitokin üretimini ve antikor yanıtını teşvik ederek bağışıklık sisteminin genel işlevini iyileştirir.
Yan Etkiler:
Superlymph genellikle iyi tolere edilir; ancak bazı bireylerde aşağıdaki yan etkiler görülebilir:
Lokal Reaksiyonlar: Uygulama bölgesinde hafif tahriş, kızarıklık veya kaşıntı.
Sistemik Reaksiyonlar: Nadir durumlarda alerjik reaksiyonlar, baş ağrısı, mide bulantısı veya halsizlik.
Anal yoldan emilimi ortalama 30 dk.