ÇOK ÖNEMLİ! PROKALSİTONİN TESTİ.
Gönderilme zamanı: 08.09.2016 - 08:30
KRONİK PROSTATİT GRUBUNDAKİ HASTALARIN PROKALSİTONİN SEVİYELERİNİN DEĞERLENDİRMESİ
ÖZET
Amaç: Kronik prostatit, her yaş grubunda görülebilen ve yaşam kalitesi üzerine olumsuz etkileri olan yüksek prevalanslı bir hastalık olmasına rağmen altında yatan etiyoloji ve fizyopatojenezi halen muammadır. Bu çalışmanın amacı, prokalsitoninin non-bakteriyel kronik prostatitlerle ilişkisi ve takipteki yerini irdelemektir.
Materyal ve Metot: Ocak 2014 ve Ağustos 2014 tarihleri arasında, kronik prostatit teşhisi konulan semptomatik 53 hastanın tedavi önce ve sonrası, Birleşik Devletler Ulusal Sağlık Enstitüleri kronik prostatit semptom indeksi (NHI-CPSI) ağrı skorları, uluslararası prostat semptom skoru (I-PSS), prokalsitonin, lökosit, ortalama trombosit hacmi, hemoglobin(Hb), total prostat spesifik antijen (PSA), C-reaktif protein (CRP) seviyeleri ve eritrosit sedimantasyon hızı prospektif olarak değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen kronik prostatitli 53 hastanın 47’sinde (%89), kan prokalsitonin düzeyleri eşik değer olan 0,05 ng/ml’nin üzerindeydi. Tedavi sonrası yüksek prokalsitonin düzeylerinin 29 hastada (29/47=%62) eşik değerin altına düştüğü ve 18 hastada eşik değerin üzerinde olmakla birlikte, tedavi öncesi değerlerden istatistiksel olarak çok anlamlı aşağıya düştüğü (0,069±0,014, 0,053±0.005, p<0,001) görüldü. Kronik prostatitli 6 hastada ise, tedavi öncesi ve sonrası değerler, 0,05ng/ml altında idi.
Sonuç: Rekürrenslerle giden kronik bir hastalık olarak kronik prostatitte relapsları saptamada ve antibiyotik tedavisi seçeneğinin belirlenmesinde prokalsitonin düzeylerinin belirlenmesinin önemli olabileceğini düşünüyoruz. Gelecekteki daha geniş çalışmalarda bu öznenin seçilmesi, konuyu aydınlatacaktır.
ÖZET
Amaç: Kronik prostatit, her yaş grubunda görülebilen ve yaşam kalitesi üzerine olumsuz etkileri olan yüksek prevalanslı bir hastalık olmasına rağmen altında yatan etiyoloji ve fizyopatojenezi halen muammadır. Bu çalışmanın amacı, prokalsitoninin non-bakteriyel kronik prostatitlerle ilişkisi ve takipteki yerini irdelemektir.
Materyal ve Metot: Ocak 2014 ve Ağustos 2014 tarihleri arasında, kronik prostatit teşhisi konulan semptomatik 53 hastanın tedavi önce ve sonrası, Birleşik Devletler Ulusal Sağlık Enstitüleri kronik prostatit semptom indeksi (NHI-CPSI) ağrı skorları, uluslararası prostat semptom skoru (I-PSS), prokalsitonin, lökosit, ortalama trombosit hacmi, hemoglobin(Hb), total prostat spesifik antijen (PSA), C-reaktif protein (CRP) seviyeleri ve eritrosit sedimantasyon hızı prospektif olarak değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen kronik prostatitli 53 hastanın 47’sinde (%89), kan prokalsitonin düzeyleri eşik değer olan 0,05 ng/ml’nin üzerindeydi. Tedavi sonrası yüksek prokalsitonin düzeylerinin 29 hastada (29/47=%62) eşik değerin altına düştüğü ve 18 hastada eşik değerin üzerinde olmakla birlikte, tedavi öncesi değerlerden istatistiksel olarak çok anlamlı aşağıya düştüğü (0,069±0,014, 0,053±0.005, p<0,001) görüldü. Kronik prostatitli 6 hastada ise, tedavi öncesi ve sonrası değerler, 0,05ng/ml altında idi.
Sonuç: Rekürrenslerle giden kronik bir hastalık olarak kronik prostatitte relapsları saptamada ve antibiyotik tedavisi seçeneğinin belirlenmesinde prokalsitonin düzeylerinin belirlenmesinin önemli olabileceğini düşünüyoruz. Gelecekteki daha geniş çalışmalarda bu öznenin seçilmesi, konuyu aydınlatacaktır.