1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 01:11
gönderen heisenberg
Herkese selamlar.
Hikayem için daha önceki başlıklarıma bakabilirsiniz, kısaca 2 yıl önce prostatit olup iyileşip 1.5 yıl ardından tekrar nüks yaşadım. Bu nükste ilk seferde işe yaradığı için Tavanic kullandım ve ilk tablette adeta sakat kaldım. Tendon hasarı oluştu (şuan daha iyi yürüyebiliyorum en azından çok şükür) aynı zamanda prostatit semptomları ile de mücadele ediyorum.

Başlığı açma sebebine gelecek olursak. Ben yurt dışında yaşadığım için aynı zamanda yabancı forumları özellikle Reddit deki Prostatit kanalını da takip ediyorum. O sayfanında kadir abi kadar olmasın bilgili yöneticileri var ve kendileri daha önce bu hastalığı geçirmiş kişiler. İngilizce bilmeyenler translate ederek okuyabilirler.

Aşağıda verdiğim linkte de görebileceğiniz üzere ve aynı zamanda bir çok türk/yabancı doktor bu konuda aynı fikirde; BU HASTALIĞA SAHİP KİŞİLERİN %95 i NONBAKTERİYELDİR. Dünya çapındaki görüş bu yönde. Fakat ben bizim forumumuza baktığım zaman bizde durum nerdeyse tam tersi. %95 imiz bakteriyel olduğuna inanırken sadece %5 imiz bu olayı antibiyotiksiz çözebileceğimize inanıyor. Antibiyotik kullanacam derken az daha sakat kalan bir insan olarak, eğer bir yanlıştaysak daha fazla insan zarar görmeden bu yoldan dönelim isterim.
https://www.reddit.com/r/Prostatitis/s/0qFke0olG3

Pcr testi kültürü yapılıp cybh bakterisi teşhis almış(%5) kişiler bu konunun tamamen dışında tabiki, onlar antibiyotik tedavisini uygun dozda ve sürede alsınlar fakat benim özellikle ampirik tedavi konusunda şüphelerim var. Ben bu konunun uzmanı bir ürolog veya forumda kadir abi gibi 100lerce makale okumuş bir insan değilim ama ben bir laboratuar teknisyeniyim yıllarca mikrobiyoloji laboratuarında çalıştım bugün konuştuğumuz o idrar/semen kültürlerini kendi ellerimle yüzlerce kez ekip antibiyogramlarını yaptım(keşke hala bir laboratuarda çalışıyor olsam prostat sıvınızı alır seve seve ekerdim).
Öncelikle Organizmada bulunan bir bakteri her zaman patojen değildir. Örneğin dışkı numunesinde E.coli bakterisi normal iken idrar numunesinde olması patojendir. Özellikle kültür testi kantitatif bir yöntemdir o yüzden kontaminasyon olaması bizi malesef yanıltabilir.

Ek olarak Prostat sıvısında lökosit olması bize orada bakteri olduğu cevabını vermez. Örnek olarak ayak bileğinizi çok fena burktunuz orası davul gibi şişti ve bir enflamasyon oluştu, oradan sıvı alıp mikroskopla baktığınızda 10larca lökosit göreceksiniz çünkü vücut oradaki hasara karşılık tepki olarak oraya lökosit göndermiş enflamasyon yaratmış. Şimdi biz bu adamın ayak bileği bakteri ile enfekte olmuş o yüzden bu şişlik diyebilir miyiz?

Şimdi aranızda şunu diyenler olacaktır. Peki benim şikayetlerim neden şüpheli bir ilişki sonrası başladı? Bahsettiğim forumda bu konu da çokça tartışılmış ve aşağıdaki bıraktığım linklerde açıklandığı üzere; pişmanlık duyulan bir ilişki üzerine özellikle hayat kadını ile yaşanan ilişkiler sonrası insanların bu semptomları yaşamaya başladığı savunulmuş.

https://www.reddit.com/r/Prostatitis/s/bqoG7GNupT

https://www.reddit.com/r/Prostatitis/s/9g7GBsm9KI

Uzun oldu kusura bakmayın umarım okursunuz. Kimseyle bilgi yarıştırmak için yazmadım yanlışım varsa başta Kadir abi olmak üzere lütfen siz düzeltin. Bu konuyu bu başlıkta ele alalım inşallah.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 16:32
gönderen tenistopu
Başlığı oldukça net ve tartışmaya değer buluyorum. Ben de yurt dışında yaşıyorum ve gözlemlerim şöyle:

Yaşadığım ülkede, Latin Amerikalı yada gelismemis ulkelerden gelen doktorlar genelde bir patojen bulana kadar çeşitli analizler yapmayı tercih ediyorlar. Bir patojen bulduklarında ise, sık sık (genelde ikiden fazla) antibiyotik tedavisine başlıyorlar ve bunda ısrar ediyorlar. Öte yandan, yerel Avrupalı doktorlar genellikle ampirik tedavi uyguluyor, yani cipro veya monurol gibi yaygın antibiyotiklerle başlangıç yapıyorlar ve sonraki aşamada semptomlar devam etsede yeniden antibiyotik kullanımını pek uygun bulmuyorlar.

Deneyimli bir doktor bana “Eğer istersen sana prostat sıvısında PCR testi yapabilirim, ancak çıkacak patojenlerden korkma. Bu hastalığın tamamen iyileşmesi 2 ila 5 yıl sürebilir,” demişti. Ancak ben, doktorun bu tavsiyesine uymadım ve kendi bildiğimi yaptım. Bir doktor PCR testinde *Chlamydia* buldu, antibiyotik tedavisi başlattı. Daha sonra başka bir laboratuvarda *Chlamydia* çıkmadı, ama bu kez *Staphylococcus* tespit edildi ve antibiograma göre Septrin verildi. En son yapılan swab testinde ise hiçbir şey çıkmadı.

Acaba doğru mu yaptım? Şimdi ben de bu konuda şüpheliyim .

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 16:36
gönderen yenicezseni
Hocam forumda iyileşenlere baktigimizda iyileşen herkes neredeyse anti tedavisi + doku onarimi ile iyileşti başka örnek yokki. Dolayisiyla da biz bu yöntemle iyileşmeye calisiyoruz.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 22:32
gönderen BruceLee
Merhaba. Hastaların çoğunluğunun, pelvik kas ağrısı sendromu olduğuna inananlardanım

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 22:51
gönderen heisenberg
tenistopu yazdı: 03.11.2024 - 16:32 Başlığı oldukça net ve tartışmaya değer buluyorum. Ben de yurt dışında yaşıyorum ve gözlemlerim şöyle:

Yaşadığım ülkede, Latin Amerikalı yada gelismemis ulkelerden gelen doktorlar genelde bir patojen bulana kadar çeşitli analizler yapmayı tercih ediyorlar. Bir patojen bulduklarında ise, sık sık (genelde ikiden fazla) antibiyotik tedavisine başlıyorlar ve bunda ısrar ediyorlar. Öte yandan, yerel Avrupalı doktorlar genellikle ampirik tedavi uyguluyor, yani cipro veya monurol gibi yaygın antibiyotiklerle başlangıç yapıyorlar ve sonraki aşamada semptomlar devam etsede yeniden antibiyotik kullanımını pek uygun bulmuyorlar.

Deneyimli bir doktor bana “Eğer istersen sana prostat sıvısında PCR testi yapabilirim, ancak çıkacak patojenlerden korkma. Bu hastalığın tamamen iyileşmesi 2 ila 5 yıl sürebilir,” demişti. Ancak ben, doktorun bu tavsiyesine uymadım ve kendi bildiğimi yaptım. Bir doktor PCR testinde *Chlamydia* buldu, antibiyotik tedavisi başlattı. Daha sonra başka bir laboratuvarda *Chlamydia* çıkmadı, ama bu kez *Staphylococcus* tespit edildi ve antibiograma göre Septrin verildi. En son yapılan swab testinde ise hiçbir şey çıkmadı.

Acaba doğru mu yaptım? Şimdi ben de bu konuda şüpheliyim .
Öncelikle başlığın ehemmiyetine olan anlayışın ve vakit ayırdığın için teşekkür ederim.
Ben İngiltere’de yaşıyorum ilk başta antibiyotik yazıyorlar, yazmaktan çekinmiyorlar ama antibiyotik fayda vermezse kültür sonucu da negatif ise bu konuda ısrar etmiyorlar hastalığı kendi haline bırakıyorlar açıkcası. Senin yaptığında yanlış yok Chlamydia görülmüş ve anti kullanmışsın doğal olarak. Benim başlıkta vurgulamak istediğim konu; antibiyotiğe ihtiyacı olmayan insanların uzun süre deneme yanılma yöntemi ile anti tedavisine maruz bırakılması bana garip geliyor.

Netice olarak testler yanılabilir doktorlar yanılabilir ama matematik asla yanılmaz. Bu hastalığın prevalansı %95 non-bakteriyel olarak kabul edilmiş. Ama bizim gurupta %95 bakteriyel maşallah.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 22:53
gönderen BruceLee
Dostum non bakteriyel denen şeyin aslında, sorunun pelvik kas veya sinirlerde olduğunu düşünenlerdenim.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 22:57
gönderen BruceLee
Nüks, prostatla da ilgili olabilir, pelvik taban kasları ile de, sinirler de ilgili olabilir

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 23:04
gönderen heisenberg
yenicezseni yazdı: 03.11.2024 - 16:36 Hocam forumda iyileşenlere baktigimizda iyileşen herkes neredeyse anti tedavisi + doku onarimi ile iyileşti başka örnek yokki. Dolayisiyla da biz bu yöntemle iyileşmeye calisiyoruz.
Kardeşim bunu inkar etmiyorum. Verdiğim linklerden girip o forumu detaylıca okursan orada antibotiklerin güçlü anti-inflamatuar etkileri üzerine kaynaklar paylaşılmış. Yani kısaca antibiyotik non-bakteriyel kişilerde bakteri öldürmüyor oradaki iltihabı kuruttuğu için semptomları ortadan kaldırıyor. Bu sebeple hastaların çoğu antibiyotiği bitirdim semptomlar geri başladı diyor.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 03.11.2024 - 23:14
gönderen heisenberg
BruceLee yazdı: 03.11.2024 - 22:53 Dostum non bakteriyel denen şeyin aslında, sorunun pelvik kas veya sinirlerde olduğunu düşünenlerdenim.
Hocam kesinlikle katılıyorum. Başlığı açma sebebimde bu zaten. Tıp biliminde tabiki eksikler var bu konuda, bunu doktorlarda kabul ediyor biz bu hastalık karşısında çok etkili bir yöntem bulmuş değiliz diyorlar.
Ama tüm testler negatif ise negatifsin kardeşim daha önce keşfedilmemiş gizemli bir bakteri veya virüs olayı değil bu durumun sebebi.
Bu bahsettiğim forumda bir sürü başarı hikayesi okudum hepsi kısaca şunu söylüyor; çok doktor gezdim çok anti içtim ama sorunu pekvik taban kasları ile ilgili fizik tedavi alarak çözdüm.

Bizim ülkemizde bu alanda uzmanlaşmış fizik tedavi yapacak insan sayısı da azdır tabi muhtemelen.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 04.11.2024 - 13:35
gönderen tenistopu
[/quote]

Öncelikle başlığın ehemmiyetine olan anlayışın ve vakit ayırdığın için teşekkür ederim.
Ben İngiltere’de yaşıyorum ilk başta antibiyotik yazıyorlar, yazmaktan çekinmiyorlar ama antibiyotik fayda vermezse kültür sonucu da negatif ise bu konuda ısrar etmiyorlar hastalığı kendi haline bırakıyorlar açıkcası. Senin yaptığında yanlış yok Chlamydia görülmüş ve anti kullanmışsın doğal olarak. Benim başlıkta vurgulamak istediğim konu; antibiyotiğe ihtiyacı olmayan insanların uzun süre deneme yanılma yöntemi ile anti tedavisine maruz bırakılması bana garip geliyor.

Netice olarak testler yanılabilir doktorlar yanılabilir ama matematik asla yanılmaz. Bu hastalığın prevalansı %95 non-bakteriyel olarak kabul edilmiş. Ama bizim gurupta %95 bakteriyel maşallah.
[/quote]

Asıl ben teşekkür ederim, Heisenberg Bey, arkadaşım. Laboratuvarda çalıştığınızı yukarıda belirtmişsiniz. Şunu ifade etmek isterim ki, bana klamidya teşhisi koyan doktor özel bir dermatologdu. Muayene sırasında sürüntü örneği alarak RCL testi yaptı ve sonucunun pozitif olduğunu söyledi. Daha sonra bana, laboratuvar tarafından denetim altında sonuçların iletileceğini belirtti. Ancak oldukça şüpheli görünen, adı, adresi olmayan bir laboratuvardan yalnızca imzalı, üzerinde 'denetlenmiştir' yazan bir kağıt geldi ve bazı iğneler için de ekstra ücret talep etti. Bana gönderdiği belgeleri tanınmış bir üroloğa gösterdim; o da bu durumun şüpheli olduğunu söyledi. Kazıklanmış olabilirim; sonuçta bu hastalığa genel olarak kullanılan üç antibiyotik var: Cipro, doksisiklin ve Bactrim (Septrin). İki haftalık doksisiklin verip yalnızca paramı almış olabilir. Bi sonraki analizimde bir daha tekrarlamadi onu yerine Staph çikti .

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 04.11.2024 - 18:47
gönderen tenistopu
Her ne kadar üroloji rehberlerinde prostatit teşhisi prostat sıvısına bakılarak konulması önerilse de, Avrupa'da bu işlemi yapan bir ürolog bulmak neredeyse imkansız. Bu testi yapan birini bulursanız, muhtemelen Venezuela veya Peru gibi ülkelerden gelen göçmen hekimler olacaktır. Bana prostat sıvısı incelemesi ve sürüntü testini yapan da bir göçmen dermatolog olmuştu . Basliği açan arkadasta anlatmis yok boyle bi tedavi .

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 04.11.2024 - 23:53
gönderen heisenberg
Ben son olarak haftaya istanbulda prostat sıvısı ile kültür-pcr test yapan doktorlardan birine gideceğim. Eğer sonuç negatif gelirse antibiyotik mevzusunu sonuna kadar kapatıp fiziksel rehabilitasyon ve takviyeler ile hastalıkla mücadeleme devam edeceğim.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 05.11.2024 - 00:20
gönderen tenistopu
Londra’da Da Vinci Xi robotuyla ameliyat yapan özel prostat klinikleri mevcut ve bu robotun maliyeti yaklaşık 2,5 milyon dolar civarında. Prostat sıvısında lökosit incelemesi yapmıyorlarsa, muhtemelen bununla ilgili bi bildikleri vardir heralde . Çok tuhaf

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 05.11.2024 - 20:53
gönderen kadir
heisenberg yazdı: 03.11.2024 - 01:11 Herkese selamlar.
Hikayem için daha önceki başlıklarıma bakabilirsiniz, kısaca 2 yıl önce prostatit olup iyileşip 1.5 yıl ardından tekrar nüks yaşadım. Bu nükste ilk seferde işe yaradığı için Tavanic kullandım ve ilk tablette adeta sakat kaldım. Tendon hasarı oluştu (şuan daha iyi yürüyebiliyorum en azından çok şükür) aynı zamanda prostatit semptomları ile de mücadele ediyorum.

Başlığı açma sebebine gelecek olursak. Ben yurt dışında yaşadığım için aynı zamanda yabancı forumları özellikle Reddit deki Prostatit kanalını da takip ediyorum. O sayfanında kadir abi kadar olmasın bilgili yöneticileri var ve kendileri daha önce bu hastalığı geçirmiş kişiler. İngilizce bilmeyenler translate ederek okuyabilirler.

Aşağıda verdiğim linkte de görebileceğiniz üzere ve aynı zamanda bir çok türk/yabancı doktor bu konuda aynı fikirde; BU HASTALIĞA SAHİP KİŞİLERİN %95 i NONBAKTERİYELDİR. Dünya çapındaki görüş bu yönde. Fakat ben bizim forumumuza baktığım zaman bizde durum nerdeyse tam tersi. %95 imiz bakteriyel olduğuna inanırken sadece %5 imiz bu olayı antibiyotiksiz çözebileceğimize inanıyor. Antibiyotik kullanacam derken az daha sakat kalan bir insan olarak, eğer bir yanlıştaysak daha fazla insan zarar görmeden bu yoldan dönelim isterim.
https://www.reddit.com/r/Prostatitis/s/0qFke0olG3

Pcr testi kültürü yapılıp cybh bakterisi teşhis almış(%5) kişiler bu konunun tamamen dışında tabiki, onlar antibiyotik tedavisini uygun dozda ve sürede alsınlar fakat benim özellikle ampirik tedavi konusunda şüphelerim var. Ben bu konunun uzmanı bir ürolog veya forumda kadir abi gibi 100lerce makale okumuş bir insan değilim ama ben bir laboratuar teknisyeniyim yıllarca mikrobiyoloji laboratuarında çalıştım bugün konuştuğumuz o idrar/semen kültürlerini kendi ellerimle yüzlerce kez ekip antibiyogramlarını yaptım(keşke hala bir laboratuarda çalışıyor olsam prostat sıvınızı alır seve seve ekerdim).
Öncelikle Organizmada bulunan bir bakteri her zaman patojen değildir. Örneğin dışkı numunesinde E.coli bakterisi normal iken idrar numunesinde olması patojendir. Özellikle kültür testi kantitatif bir yöntemdir o yüzden kontaminasyon olaması bizi malesef yanıltabilir.

Ek olarak Prostat sıvısında lökosit olması bize orada bakteri olduğu cevabını vermez. Örnek olarak ayak bileğinizi çok fena burktunuz orası davul gibi şişti ve bir enflamasyon oluştu, oradan sıvı alıp mikroskopla baktığınızda 10larca lökosit göreceksiniz çünkü vücut oradaki hasara karşılık tepki olarak oraya lökosit göndermiş enflamasyon yaratmış. Şimdi biz bu adamın ayak bileği bakteri ile enfekte olmuş o yüzden bu şişlik diyebilir miyiz?

Şimdi aranızda şunu diyenler olacaktır. Peki benim şikayetlerim neden şüpheli bir ilişki sonrası başladı? Bahsettiğim forumda bu konu da çokça tartışılmış ve aşağıdaki bıraktığım linklerde açıklandığı üzere; pişmanlık duyulan bir ilişki üzerine özellikle hayat kadını ile yaşanan ilişkiler sonrası insanların bu semptomları yaşamaya başladığı savunulmuş.

https://www.reddit.com/r/Prostatitis/s/bqoG7GNupT

https://www.reddit.com/r/Prostatitis/s/9g7GBsm9KI

Uzun oldu kusura bakmayın umarım okursunuz. Kimseyle bilgi yarıştırmak için yazmadım yanlışım varsa başta Kadir abi olmak üzere lütfen siz düzeltin. Bu konuyu bu başlıkta ele alalım inşallah.
Evet makalelerde çoğunlukla Kronik prostatitin bakteriyel diliminin %5 olduğu, nonbakteriyel olguların %95 olduğu yazar. Fakat bu oran ülkelere, demografik prevelansa göre değişir.
Forumdada görüldüğü gibi çoğunlukla hikayesinde bulaş olanlar çoğunlukta.
Ülkemizdeki cinsel bulaş oranı maalesef ceşitli yabancı ülkelerden gelen popülasyonun çeşitlenmesi,artması yüzünden yüksek bir orandadır.
Üstelik buna birde "et ete degecek" "Bize bir şey olmaz" mantığı ile hareket eden kahramanlık taslayan kültüre sahip yurdum insanı hiçte azımsanacak rakamlarda değil.
Hal böyle olunca dünya genelinde %5 olduğu deklare edilen Bakteriyel Prostatit olgusunu ülkemizde tam tersi olarak %95 olarak karşımıza çıkmaktadır.
Buna bilimsel bir çerçeveden baktıgimizda "Demografik prevalans"ta diyebiliriz.
Gelişmiş ülkelerde cinsel bulaştan korunma kültürü bireysel sağlığın tehlikeye düşmesinden kaynaklanan bir bilince sahip.
Barlarda, umumi yerlerde, bazı sokak ve caddelerde bedava prezervatif bankomatları var buda bazı ülkelerde bu bilincin ne kadar geliştiğinin bir göstergesidir.

Antibiyotiklerin antienflamatuar etkileri olabilir fakat bir bulaş sonrası enfeksiyonel bulguları pozitif olupta antibiograma göre tedavi alan bir bakteriyel prostatitli hasta ancak antibiyotiğin antibioterapisinden fayda görür.

Not: Nonbakteriyel olgular hariçtir.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 01:48
gönderen tenistopu
Gördüğüm kadarıyla üroloji alanında oldukça farklı işleyişler ve yaklaşımlar var.

Birinci grupta, orta ölçekli klinikler bulunuyor. Bu klinikler genellikle kendi ekografi cihazlarına sahip, bazılarında ek olarak üroflowmetre de bulunuyor. Bu tür kliniklerde prostat masajı genellikle yapılmıyor. Bunun yerine idrar ve meni kültürü isteniyor; PCR testine fazla güvenmiyorlar ve genelde ampirik tedavi uyguluyorlar. Bu doktorlar, hastayı düzenli olarak, birkaç ayda bir kontrol için çağırıyor.

İkinci grupta, yüksek kaliteli, ileri teknolojiyle donatılmış klinikler var. Bu merkezlerde Da Vinci robotik cihazlar, özel MR cihazları, fotovaporizasyon ve yeşil lazer teknolojisi, Rezum ve HoLEP lazer cihazları gibi milyon dolarlık ekipmanlar kullanılıyor. Rahatsızlığın pelvik kaslarla ilgili olması durumunda özel fizyoterapi, NESA teknolojisi, psikolog ve nörolog desteği, hatta botoks gibi tedaviler sağlanıyor.

Üçüncü grupta ise çoğunlukla üçüncü dünya ülkelerinden (Peru, Venezuela gibi) gelip Avrupa’da diplomalarını denkleştiren ürologlar var. Bu doktorların ekografi cihazları bile olmayabiliyor. Bunun yerine prostat sıvısını çıkarıp mikroskop altında inceliyorlar ve her türlü PCR, DNA bazlı test veya kültür analizini yapıyorlar. Genellikle bir patojen tespit edilene kadar araştırmalarına devam ediyor ve bulduklarında antibiyotik tedavisine yöneliyorlar.

Anlayacaginiz her bütçeye göre var . Her biri kendi çapinda bir tezgah kurmus iste :)))

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 09:20
gönderen kadir
Bakteriyel Kronik Prostatit patogenezinde milyon dolarlık cihazlar pek işe yaramıyor, bunların içinde 3 tesla cihaz ile Multiparametrik Prostat emarı ile net görüntü elde edersiniz Prostat ca tanısı için kesin sonuçlar verir.
Robotik cerrahi cihazlarının ise ameliyat gerektiren vakalar için tercih edilmesi operasyon esnasında sinirlere zarar verilmemesi adına tercih edilebilir. Ameliyat ücretlerinin astronomik rakamlarda olması yanlız büyük bir sorun ekonomik durumları iyi olmayanlar için.
Durumu iyi olanlar için BPH ve Prostat Kanseri olgularında bu cihazlar en az zararla operasyonu tamamlama imkanı verir. Prostatı kazıma işlemi bu robotik cihazlarda sinirlere zarar vermeden yapılabiliyor. ( Radikal Prostatoktami)

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 11:10
gönderen tenistopu
Diyelim ki 25-45 yaş arası genç bir erkek hasta prostatit semptomları yaşıyor: sık idrara çıkma hissi, mesaneyi tam boşaltamama, erken boşalma gibi sorunlar mevcut. Bu hasta çeşitli kliniklere gidiyor, yapılan ekografide prostatın şekli ve boyutu normal görünüyor. İdrar ve meni kültürü sonuçları da temiz çıkıyor. Doktorlar ona iki tedavi seçeneği sunuyor: ampirik bir antibiyotik olan Cipro tedavisi ya da cüce palmiye takviyeleri. Ancak, bu tedavilerden istediği sonucu alamıyor ve semptomları devam ediyor.

Daha sonra prostat sıvısını inceleyen bir doktor buluyor ve farklı laboratuvarlarda PCR testleri yaptırıyor. Bu testlerde bağırsak florasında, deri ya da genital bölgede sağlıklı bireylerde de bulunabilecek bazı bakteriler (örneğin Enterococcus faecalis, Staphylococcus epidermidis, Lactobacillus spp., Gardnerella vaginalis) pozitif çıkıyor. Bu sonuçları görünce heyecanlanıyor ve hemen duyarlılık testi yapılan antibiyotik tedavisine başlıyor. Tedavi sırasında biraz umutlanıyor, hatta kısmi bir iyileşme hissediyor, ancak semptomları tamamen geçmiyor. Tekrar testler yaptırıyor ve bu kez farklı bir bakteri tespit ediliyor. Yeni bir antibiyotik tedavisine daha başlıyor, ama yine semptomları geri dönüyor.

Bu aşamada kendi kafasında, ağızdan alınan antibiyotiklerin yeterli olmadığı ve tedaviyi enjeksiyon yoluyla, yani kalçadan veya damardan alması gerektiği fikri oluşuyor.

Diger yandan, aldığı kutularca antibiyotiğin bağırsaklarını bozduğunun ve kendini daha yorgun hissettiğinin farkında. Ancak forumda "Muharrem98" adlı bir kullanıcının, enjeksiyonla aldığı antibiyotiklerle bu hastalığı yendiğini okumuş. Bu yüzden, onun da aynı yöntemi denemesi gerektiğine inanıyor. Diğer kliniklerde ne kadar modern cihazlar ve deneyimli doktorlar olsa da, bu işin çözümünün ancak üzerine giderek ve vazgeçmeyerek mümkün olduğuna ikna olmuş durumda; tıpkı "Muharrem98" gibi…

Bu hikayeyi ne kadar sık duyuyoruz, değil mi?

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 13:21
gönderen CENGİZ34
Öncelikle herkese selamlar. Eğer sonuna kadar sıkılmadan okursanız çok önemli bilgilere ulaşacaksınız. Uzun zamandır foruma üyeyim ilk ve son kez olmak kaydıyla foruma çok çok değerli bilgiler vereceğim hemde çok... Herkesin aklındaki soru işaretleri kalkacak ve inşallah daha doğru yolda ilerleyecek. Öncelikle bu foruma katkılarından dolayı katmış olduğu değerden ötürü çok zorlu geçirmiş olduğum süreçte benimle şahsi olarak bire bir aktardığı değerli bilgilerden dolayı kadir abiye şükranlarımı sunuyorum. Bakın arkadaşlar benim yaşım 41 ve bu hastalıkla ben ilk olarak 2010 yılında tanıştım ve o zaman benim verdiğim semende cinsel yolla bulaşan patojenler vardı kullanmış olduğum kinolon ve doksisiklin grubu ilaçlarla tedavimi olmuştum yaklaşık 4-5 ay kadar tüm semptomları yaşamıştım. Eğer yaptırdığınız semen ve prostat sıvısı pcr ve kültürlerinde bir şey üremiyorsa antibiyotik kullanmayı kültür ve pcr peşinde koşmayı bırakın…Kasım 2022 yılına kadar hiç bir semptom ve atak geçirmedim forumda sayfa sayfa yazılan yasaklı gıdalarında dibine vura vura tabiri caizse beslendim. Kasım 2022 de tekrar prostatit semptomları ile uyandım ve hemen bir üroloji doktoruna gittim sonuç alamayınca diğerine tekrar diğerine tekrar tekrar diğerine derken kısır döngü içerisinde forumu bulup tavsiye edilen doktorlar arasında olan zafer hocaya gittim. Lökosit 12-14 dedi başladık amprik tedaviye herkesin yaptığı gibi kullan gel tekrar bakalım formatında aylarca gittim geldim ama nafile. Kadir abi ile sık sık görüşür halde dirsek temasında olmaya devam ediyorum saolsun hep cevapladı. Ve sonra bir şeylerin yalnış olduğunu eksik bir şey yapıldığını düşünerek prostat sıvısından semenden idrardan öyle 1 er 2 şer kez değil en az 10 ar kere pcr ve kültür yaptırdım ve sadece kimi zaman flora bakterilerinden başka bir şey üremedi zafer hoca dışında gittiğim ülkenin önde gelen üroloji ve enfeksiyon doktorlarının hiç biri antibiyotiği önermediler flora bakterilerinin ve lökositin önemini birazdan yazının devamındada anlayacaksınız inşallah kardeşlerim. Bakın ben kasım 2022 den itibaren bu bela için defalarca sayısını unuttuğum kadsr iesef, genta ,penicilin ve novasef iğne yedim cipro tavanic aveloks fleksilevo biteral klindan tetradoks içtim hemde kutu kutu… bu saydığım ilaçlar zaten cinsel yolla bulaşan hastalıklar panelindeki yüm patojenleri zaten öldürüyorlar. Eğer bu ilaçları kullanıpta iyileşemiyorsanız bunu prostatımda enfeksiyon var hala temizlenemedi diye düşünüp içmeyin. Lökosit olayına geleyim arkadaşlardan birisi yukarıda çok güzel örnek vermiş düşününkü halı sahada top oynuyorsunuz düştünüz diziniz soyuldu ordanda numune alın ordada lökosit çıkacak… peki tamamda o zaman benim prostatımda neden lökosit var e oda olabilir olmayadabilir çok önemli değilki forumda lökositi 1-2 olup ağrısı olan çok insanda var lökositi 20 olup ağrısı olmayanda var. Siz diceksinizki şimdi 20 lökositi olupta ağrısı olmayan kim var diye hemen cevap vereyim! Arkadaşlar bu lökosit ve flora bakterilerini elemine etmek için sağlam prostatın nerde olduğunu bilmeyen hiç bir semptomu olmayan 1 kişiyi tuttum elinden zafer hocaya götürdüm ve zafer hocaya girmeden önce sıkı sıkı uyardım ağrılarım var diyerek prostat sıvılarına baktırmalarını tembihledim. Çıkan lökosit 16-18 arasında lökosit var ve amprik reçete etmiş. Yetmedi birde steril kaba prostat sıvısını aldırıp düzene kültüre götürdüm ve üreyen cilt bakterisi idi. Yetmedi sağlam olan bir başkasınıde memorial hastanesine götürdüm ondanda 2 adet ayrı numune alıp prostat sıvısından düzen ve gelişime götürdüm onlarda da benzer sonuçlar çıktı ve her ikiside prostat masajında bşraz yanmada hissetiklerini ağrı hissetkerini dile getirdiler. Benim için lökosit ve antibiyotik tamamen rafa kalktı zaten antibiyotiği içtiğimiz dönemde kendimizi bir nebze iyi hissetmemizin sebebide iltihap öldüme yetenekleri dışında antienflamatuar etkisi olduğu için . Kullanınca rahatlayıp bırakınca semptomların geri gelmeside zaten bu yüzden… Eğer arkadaşlar bakın cinsel yolla bulaşan bir patojen yoksa antibiyotik içmeyin ve lökosit peşinde koşmayı bırakın. Pelvik kaslara yönelin gerilmiş olan pelvik taban kaslarını gevşetin diyafram nefes solunumu ile birleştirerek gevşetin zamanla azalacak ve kaybolacak bana inanın. Ben şuan uzun zamandır antibiyotik kullanmıyorum ve sadece pelvik taban egzersizleri yapıyorum ve rahatladık işe yarıyor kardeşlerim. Bakın forumda ben lökosit odaklı tedavi oldum diyenlerin hikayelerinde cinsel yolla bulaş vardır bunun için lökosit ölçtürmenize gerek yok zaten o patojen temizlendikten sonra problem kalkacak…sıkıntı uzun zamandır semptomları antiler kullanmasıına rağmen devam eden ve kültür pcrlarda bir şey saptanamayan kişilerdir işte bunlarında problemi kronik pelvik ağrı sendrumundan dolayıdır… ben iyileştim sizde iyileşirsiniz diyen iyi niyetli arkdaşlara bi sorun bakalım kültür yada pcrlarında ne üremişte iyileşmiş…inşallah faydalı bilgiler vermişimdir. kalın sağlıcakla arkaşdalar hayırlı günler tekrar tekrar kadir abiye selamlar ellerinden öperim.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 14:23
gönderen heisenberg
CENGİZ34 yazdı: 07.11.2024 - 13:21 Öncelikle herkese selamlar. Eğer sonuna kadar sıkılmadan okursanız çok önemli bilgilere ulaşacaksınız. Uzun zamandır foruma üyeyim ilk ve son kez olmak kaydıyla foruma çok çok değerli bilgiler vereceğim hemde çok... Herkesin aklındaki soru işaretleri kalkacak ve inşallah daha doğru yolda ilerleyecek. Öncelikle bu foruma katkılarından dolayı katmış olduğu değerden ötürü çok zorlu geçirmiş olduğum süreçte benimle şahsi olarak bire bir aktardığı değerli bilgilerden dolayı kadir abiye şükranlarımı sunuyorum. Bakın arkadaşlar benim yaşım 41 ve bu hastalıkla ben ilk olarak 2010 yılında tanıştım ve o zaman benim verdiğim semende cinsel yolla bulaşan patojenler vardı kullanmış olduğum kinolon ve doksisiklin grubu ilaçlarla tedavimi olmuştum yaklaşık 4-5 ay kadar tüm semptomları yaşamıştım. Eğer yaptırdığınız semen ve prostat sıvısı pcr ve kültürlerinde bir şey üremiyorsa antibiyotik kullanmayı kültür ve pcr peşinde koşmayı bırakın…Kasım 2022 yılına kadar hiç bir semptom ve atak geçirmedim forumda sayfa sayfa yazılan yasaklı gıdalarında dibine vura vura tabiri caizse beslendim. Kasım 2022 de tekrar prostatit semptomları ile uyandım ve hemen bir üroloji doktoruna gittim sonuç alamayınca diğerine tekrar diğerine tekrar tekrar diğerine derken kısır döngü içerisinde forumu bulup tavsiye edilen doktorlar arasında olan zafer hocaya gittim. Lökosit 12-14 dedi başladık amprik tedaviye herkesin yaptığı gibi kullan gel tekrar bakalım formatında aylarca gittim geldim ama nafile. Kadir abi ile sık sık görüşür halde dirsek temasında olmaya devam ediyorum saolsun hep cevapladı. Ve sonra bir şeylerin yalnış olduğunu eksik bir şey yapıldığını düşünerek prostat sıvısından semenden idrardan öyle 1 er 2 şer kez değil en az 10 ar kere pcr ve kültür yaptırdım ve sadece kimi zaman flora bakterilerinden başka bir şey üremedi zafer hoca dışında gittiğim ülkenin önde gelen üroloji ve enfeksiyon doktorlarının hiç biri antibiyotiği önermediler flora bakterilerinin ve lökositin önemini birazdan yazının devamındada anlayacaksınız inşallah kardeşlerim. Bakın ben kasım 2022 den itibaren bu bela için defalarca sayısını unuttuğum kadsr iesef, genta ,penicilin ve novasef iğne yedim cipro tavanic aveloks fleksilevo biteral klindan tetradoks içtim hemde kutu kutu… bu saydığım ilaçlar zaten cinsel yolla bulaşan hastalıklar panelindeki yüm patojenleri zaten öldürüyorlar. Eğer bu ilaçları kullanıpta iyileşemiyorsanız bunu prostatımda enfeksiyon var hala temizlenemedi diye düşünüp içmeyin. Lökosit olayına geleyim arkadaşlardan birisi yukarıda çok güzel örnek vermiş düşününkü halı sahada top oynuyorsunuz düştünüz diziniz soyuldu ordanda numune alın ordada lökosit çıkacak… peki tamamda o zaman benim prostatımda neden lökosit var e oda olabilir olmayadabilir çok önemli değilki forumda lökositi 1-2 olup ağrısı olan çok insanda var lökositi 20 olup ağrısı olmayanda var. Siz diceksinizki şimdi 20 lökositi olupta ağrısı olmayan kim var diye hemen cevap vereyim! Arkadaşlar bu lökosit ve flora bakterilerini elemine etmek için sağlam prostatın nerde olduğunu bilmeyen hiç bir semptomu olmayan 1 kişiyi tuttum elinden zafer hocaya götürdüm ve zafer hocaya girmeden önce sıkı sıkı uyardım ağrılarım var diyerek prostat sıvılarına baktırmalarını tembihledim. Çıkan lökosit 16-18 arasında lökosit var ve amprik reçete etmiş. Yetmedi birde steril kaba prostat sıvısını aldırıp düzene kültüre götürdüm ve üreyen cilt bakterisi idi. Yetmedi sağlam olan bir başkasınıde memorial hastanesine götürdüm ondanda 2 adet ayrı numune alıp prostat sıvısından düzen ve gelişime götürdüm onlarda da benzer sonuçlar çıktı ve her ikiside prostat masajında bşraz yanmada hissetiklerini ağrı hissetkerini dile getirdiler. Benim için lökosit ve antibiyotik tamamen rafa kalktı zaten antibiyotiği içtiğimiz dönemde kendimizi bir nebze iyi hissetmemizin sebebide iltihap öldüme yetenekleri dışında antienflamatuar etkisi olduğu için . Kullanınca rahatlayıp bırakınca semptomların geri gelmeside zaten bu yüzden… Eğer arkadaşlar bakın cinsel yolla bulaşan bir patojen yoksa antibiyotik içmeyin ve lökosit peşinde koşmayı bırakın. Pelvik kaslara yönelin gerilmiş olan pelvik taban kaslarını gevşetin diyafram nefes solunumu ile birleştirerek gevşetin zamanla azalacak ve kaybolacak bana inanın. Ben şuan uzun zamandır antibiyotik kullanmıyorum ve sadece pelvik taban egzersizleri yapıyorum ve rahatladık işe yarıyor kardeşlerim. Bakın forumda ben lökosit odaklı tedavi oldum diyenlerin hikayelerinde cinsel yolla bulaş vardır bunun için lökosit ölçtürmenize gerek yok zaten o patojen temizlendikten sonra problem kalkacak…sıkıntı uzun zamandır semptomları antiler kullanmasıına rağmen devam eden ve kültür pcrlarda bir şey saptanamayan kişilerdir işte bunlarında problemi kronik pelvik ağrı sendrumundan dolayıdır… ben iyileştim sizde iyileşirsiniz diyen iyi niyetli arkdaşlara bi sorun bakalım kültür yada pcrlarında ne üremişte iyileşmiş…inşallah faydalı bilgiler vermişimdir. kalın sağlıcakla arkaşdalar hayırlı günler tekrar tekrar kadir abiye selamlar ellerinden öperim.
Hocam vaktine emeğine sağlık yazdıkların için. Eğer bu paylaştığın bilgiler doğruysa gerçekten gurupta büyük bir çoğunluğumuzun yanlış yolda olduğunu kanıtlar nitelikte. Özellikle sağlıklı bir insan üzerinde yapılan deney, hep aklıma gelmiştir böyle bişey yapmak ama sağlıklı birini bunun için ikna etmek kolay değil tabi.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 14:37
gönderen CENGİZ34
Rica ederim kardeşim yazdıklarımın hepside gerçektir. Kadir abi beni yakındanda tanımıştır saolsun oturup karşılıklı çay içip sohbet etmişliğimizde var halende görüşürüz geçirdiğim süreci gittiğim sayısız enfeksiyon ve üroloji doktorlarınıda sonuçları ile birlikte patlaştım. Bu süreci atlattığımda sözüm var ona maldivlere gideceğiz diye:) bahsi geçen 2 arkdaşıda götürdüğüm doğrudur sonuçlarını foeumdan 2 kişi ve kadir abi ilede paylaştım kardeşim. İnanın forumda benim kadar tetkik analiz mr kültür pcr yaptıran olmamıştır anladım olayı işin boyutunu ve ne yapılması gerektiğini ama geç oldu işte… tekrar ediyorum bırakın otu çöpü flora bakterisi peşinde koşmayı eğer cinsel yolla bulaşan hastalığınız yok ise sıkı olan pelvik taban kaslarına LEVATOR ANİ kasını gevşetin buna yönelik egzersizleri yapınız…çok fazla zaman bulup yazamıtorum yoğun çalışıyorum kalın sağlıcakla arkadaşlar….

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 15:00
gönderen Fzt
CENGİZ34 yazdı: 07.11.2024 - 13:21 Öncelikle herkese selamlar. Eğer sonuna kadar sıkılmadan okursanız çok önemli bilgilere ulaşacaksınız. Uzun zamandır foruma üyeyim ilk ve son kez olmak kaydıyla foruma çok çok değerli bilgiler vereceğim hemde çok... Herkesin aklındaki soru işaretleri kalkacak ve inşallah daha doğru yolda ilerleyecek. Öncelikle bu foruma katkılarından dolayı katmış olduğu değerden ötürü çok zorlu geçirmiş olduğum süreçte benimle şahsi olarak bire bir aktardığı değerli bilgilerden dolayı kadir abiye şükranlarımı sunuyorum. Bakın arkadaşlar benim yaşım 41 ve bu hastalıkla ben ilk olarak 2010 yılında tanıştım ve o zaman benim verdiğim semende cinsel yolla bulaşan patojenler vardı kullanmış olduğum kinolon ve doksisiklin grubu ilaçlarla tedavimi olmuştum yaklaşık 4-5 ay kadar tüm semptomları yaşamıştım. Eğer yaptırdığınız semen ve prostat sıvısı pcr ve kültürlerinde bir şey üremiyorsa antibiyotik kullanmayı kültür ve pcr peşinde koşmayı bırakın…Kasım 2022 yılına kadar hiç bir semptom ve atak geçirmedim forumda sayfa sayfa yazılan yasaklı gıdalarında dibine vura vura tabiri caizse beslendim. Kasım 2022 de tekrar prostatit semptomları ile uyandım ve hemen bir üroloji doktoruna gittim sonuç alamayınca diğerine tekrar diğerine tekrar tekrar diğerine derken kısır döngü içerisinde forumu bulup tavsiye edilen doktorlar arasında olan zafer hocaya gittim. Lökosit 12-14 dedi başladık amprik tedaviye herkesin yaptığı gibi kullan gel tekrar bakalım formatında aylarca gittim geldim ama nafile. Kadir abi ile sık sık görüşür halde dirsek temasında olmaya devam ediyorum saolsun hep cevapladı. Ve sonra bir şeylerin yalnış olduğunu eksik bir şey yapıldığını düşünerek prostat sıvısından semenden idrardan öyle 1 er 2 şer kez değil en az 10 ar kere pcr ve kültür yaptırdım ve sadece kimi zaman flora bakterilerinden başka bir şey üremedi zafer hoca dışında gittiğim ülkenin önde gelen üroloji ve enfeksiyon doktorlarının hiç biri antibiyotiği önermediler flora bakterilerinin ve lökositin önemini birazdan yazının devamındada anlayacaksınız inşallah kardeşlerim. Bakın ben kasım 2022 den itibaren bu bela için defalarca sayısını unuttuğum kadsr iesef, genta ,penicilin ve novasef iğne yedim cipro tavanic aveloks fleksilevo biteral klindan tetradoks içtim hemde kutu kutu… bu saydığım ilaçlar zaten cinsel yolla bulaşan hastalıklar panelindeki yüm patojenleri zaten öldürüyorlar. Eğer bu ilaçları kullanıpta iyileşemiyorsanız bunu prostatımda enfeksiyon var hala temizlenemedi diye düşünüp içmeyin. Lökosit olayına geleyim arkadaşlardan birisi yukarıda çok güzel örnek vermiş düşününkü halı sahada top oynuyorsunuz düştünüz diziniz soyuldu ordanda numune alın ordada lökosit çıkacak… peki tamamda o zaman benim prostatımda neden lökosit var e oda olabilir olmayadabilir çok önemli değilki forumda lökositi 1-2 olup ağrısı olan çok insanda var lökositi 20 olup ağrısı olmayanda var. Siz diceksinizki şimdi 20 lökositi olupta ağrısı olmayan kim var diye hemen cevap vereyim! Arkadaşlar bu lökosit ve flora bakterilerini elemine etmek için sağlam prostatın nerde olduğunu bilmeyen hiç bir semptomu olmayan 1 kişiyi tuttum elinden zafer hocaya götürdüm ve zafer hocaya girmeden önce sıkı sıkı uyardım ağrılarım var diyerek prostat sıvılarına baktırmalarını tembihledim. Çıkan lökosit 16-18 arasında lökosit var ve amprik reçete etmiş. Yetmedi birde steril kaba prostat sıvısını aldırıp düzene kültüre götürdüm ve üreyen cilt bakterisi idi. Yetmedi sağlam olan bir başkasınıde memorial hastanesine götürdüm ondanda 2 adet ayrı numune alıp prostat sıvısından düzen ve gelişime götürdüm onlarda da benzer sonuçlar çıktı ve her ikiside prostat masajında bşraz yanmada hissetiklerini ağrı hissetkerini dile getirdiler. Benim için lökosit ve antibiyotik tamamen rafa kalktı zaten antibiyotiği içtiğimiz dönemde kendimizi bir nebze iyi hissetmemizin sebebide iltihap öldüme yetenekleri dışında antienflamatuar etkisi olduğu için . Kullanınca rahatlayıp bırakınca semptomların geri gelmeside zaten bu yüzden… Eğer arkadaşlar bakın cinsel yolla bulaşan bir patojen yoksa antibiyotik içmeyin ve lökosit peşinde koşmayı bırakın. Pelvik kaslara yönelin gerilmiş olan pelvik taban kaslarını gevşetin diyafram nefes solunumu ile birleştirerek gevşetin zamanla azalacak ve kaybolacak bana inanın. Ben şuan uzun zamandır antibiyotik kullanmıyorum ve sadece pelvik taban egzersizleri yapıyorum ve rahatladık işe yarıyor kardeşlerim. Bakın forumda ben lökosit odaklı tedavi oldum diyenlerin hikayelerinde cinsel yolla bulaş vardır bunun için lökosit ölçtürmenize gerek yok zaten o patojen temizlendikten sonra problem kalkacak…sıkıntı uzun zamandır semptomları antiler kullanmasıına rağmen devam eden ve kültür pcrlarda bir şey saptanamayan kişilerdir işte bunlarında problemi kronik pelvik ağrı sendrumundan dolayıdır… ben iyileştim sizde iyileşirsiniz diyen iyi niyetli arkdaşlara bi sorun bakalım kültür yada pcrlarında ne üremişte iyileşmiş…inşallah faydalı bilgiler vermişimdir. kalın sağlıcakla arkaşdalar hayırlı günler tekrar tekrar kadir abiye selamlar ellerinden öperim.
Değerli bilgileriniz için çok teşekkürler hocam. Benim de pelvik kaslarım aşırı kasılı. Ankarada yasemin hocaya gittim aşırı kötü olduğumu söyledi. Kendimi kasıyorum istemsiz bir şekilde. Ancak kafama takılan şey şu, prostattaki enflamasyon nedenli mi pelvik kaslar kasılı diye düşünüyorum.
Hocam gevşeme egzersizleri olarak neler yapıyorsunuz. Nasıl pelvik kaslari iyileştirdiniz anlatabilir misiniz ayrıca?

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 15:16
gönderen CENGİZ34
Boyun bölgenizde spazm olduğunu boyun omurlarınızı saran kasların kısaldığını düşünün sadece boyun bölgeniz ağrı ile kalmaz yakın bölgesindeki sırt kürek kemikleri baş bölgesi omuzlarda ağrır… eğerki pelvik tabanınız sıkı ise karın bölgesi kalça testisler prostat ve rektum bölgeside baskı altındadır uyuduğunuzda sizi uyandırmaz çünkü uyuduğunuzda kaslar dinlenir ve gevşer ama uyanıp gğne başladığınızda tekrar sıkılaşır ve ksıır döngü ile devam eder. Size tavsiyem şudur google şunu yazıp okumanızı tavsiye ediyorum tüm sorularınıza cevap bulacaksınız curecpps.com birde pelvik taban gevşetme için sabah akşam uygulayabileceğiniz video linkinide akşam yazacağım inşallah. Diyafram solunum egzersizi ile birleştirmeniz çok çok önemli hayırlı günler srkadaşlar

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 15:37
gönderen kadir
CENGİZ34 yazdı: 07.11.2024 - 14:37 Rica ederim kardeşim yazdıklarımın hepside gerçektir. Kadir abi beni yakındanda tanımıştır saolsun oturup karşılıklı çay içip sohbet etmişliğimizde var halende görüşürüz geçirdiğim süreci gittiğim sayısız enfeksiyon ve üroloji doktorlarınıda sonuçları ile birlikte patlaştım. Bu süreci atlattığımda sözüm var ona maldivlere gideceğiz diye:) bahsi geçen 2 arkdaşıda götürdüğüm doğrudur sonuçlarını foeumdan 2 kişi ve kadir abi ilede paylaştım kardeşim. İnanın forumda benim kadar tetkik analiz mr kültür pcr yaptıran olmamıştır anladım olayı işin boyutunu ve ne yapılması gerektiğini ama geç oldu işte… tekrar ediyorum bırakın otu çöpü flora bakterisi peşinde koşmayı eğer cinsel yolla bulaşan hastalığınız yok ise sıkı olan pelvik taban kaslarına LEVATOR ANİ kasını gevşetin buna yönelik egzersizleri yapınız…çok fazla zaman bulup yazamıtorum yoğun çalışıyorum kalın sağlıcakla arkadaşlar….
Evet Cengiz kardeşim, alevli dönemlerinde seninle istişarelerimiz çok sık idi. Bir bulaş hikayen vardı ve o enfeksiyonel dönemi antibiyotik tedavisi ile atlattın.
Fakat arta kalan inflamasyon ve neticesinde devam eden Pelvik taban kası ve aksesuarları spazmı/disfonksiyonu bu hastalığın devamı niteliğindedir. Dediğin gibi sen egzersizlere devam et kardeşim.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 16:14
gönderen CENGİZ34
Evet abi doğru diyorsun hikayem vardı ama hiç bir zaman kültür ve pcrlarda cinsel yolla bulaşan bir patojen saptanmadı kimi zaman cilt bakterisi kimi zaman flora bakterisi üredi bir üreyen 3 kez üremedi 2 üreyen 8 kez üremedi şeklinde devam etti ama cinsel yolla bulaşan bir patojene hiç bir zaman rastlanılmadı. Burda amacım sadece ve sadece başımdan geçenleri ve edindiğim tecrübeyi paylaşmaktı kalın sağlıcakla RABBİM herkesin şifasını versin.

Re: Çoğunluk olarak yanlış yolda mıyız?

Gönderilme zamanı: 07.11.2024 - 16:17
gönderen kadir
Amin kardeşim amin cümlemize inşallah.
Bizim lablarda doğru dürüst bir bakteri çıkmıyor doğru diyorsun.